Rekabetin Zararları Olabilir mi?
Rekabet ya da yarışma, son dönemlerde hem eğitim sistemimizin hem de iş dünyamızın gözde terimlerinden. Rekabet sözcüğü genel olarak olumlu bir çağrışıma sahip. Sanırım bunun nedenlerinden birisi sözcüğün ekonomideki kullanımı: Rekabet olmayan piyasalarda, rekabetçi piyasalara göre kalitenin daha düşük ve fiyatların da daha yüksek olması rekabet sözcüğüne haklı olarak olumlu bir değer katıyor. Ancak, rekabetin ekonomideki işlevi, odağı insan olan alanlarda aynı görevi üstlenmiyor. Tam tersine aşırı rekabet hem bireyleri hem de ekipleri verimsiz hale getirebiliyor.
İş yaşamında çalışanları motive etmek, eğitimde de başarı düzeyini artırmak için kullanılan bireyler arası rekabet artırıcı tekniklerin sanıldığından daha büyük zararları olabiliyor. Yöneticiler tarafından verimliliği ve başarıyı arttırdığı sanılarak uygulanan rekabetçi yaklaşımların olası zararlarından bazıları:
- Rekabet, bir takım içerisinde bazı kişileri motive ettiği gibi bazılarını da demotive eder. Artan rekabet sonucunda geriye düşen kişiler, kendilerini değersiz görerek motivasyonlarını tümüyle yitirebilirler. Bu şekilde hisseden bir kişinin yeniden kazanılması, sanıldığından çok daha fazla emek ve zamana mal olabilir.
- Rekabet ortamında birlikte çalışması gereken kişiler arasında kin, nefret, dışlama gibi negatif duygular oluşabilir. Böyle bir gelişme, takım çalışmasının sağlayacağı katkılardan vazgeçmek anlamına gelebilir.
- Rekabet ortamında sadece sonuca odaklanmış kişiler, istedikleri sonucu elde etmek için uygun olmayan yöntemler geliştirebilirler.
- Rekabet sınırlarının zorlandığı ortamlarda etik kurallar üzerinde de baskı oluşabilir. İnsanlar daha ön sıralarda yer alabilmek için etik kurallara uygun olmayan davranışlar gösterebilirler.
- Yüksek rekabet ortamındaki her çalışan, enerjisinin bir bölümünü yarıştığı kişileri izlemeye harcar. Bu enerji kaybı, çalışanların işlerine odaklanmak yerine, rekabete odaklanması sonucu gerçekleşir.
- Rekabet, kazanan taraf da dahil olmak üzere herkes üzerinde yıpratıcı bir etki yaratır. Bu yıpranma yıllar geçtikçe daha belirgin biçimde ortaya çıkmaya başlar.
- Aşırı rekabet ortamı, kurum kültürünü zayıflatarak yok edebilir. Dayanışma, yardımlaşma, iletişim gibi kavramların zarar görmesi durumunda kurum kültürünü yeniden inşa etmek yıllar alabilir.
Bugün pek çok yönetici, kurumlarındaki çalışanlar üzerinde yoğun bir rekabet baskısı kurduklarında çalışanların başarı olarak hep birlikte yukarıya doğru hareket edeceklerini varsayıyorlar ancak sonuç istedikleri gibi olmuyor. Çünkü spor karşılaşmalarının sadece ilk üç kişiyi öne çıkarıp diğerlerini yok sayan anlayışı iş yaşamına hiç uygun değil.
Burak Kaya