Ekonomik Kriz mi Eğitim Harcamalarını Düşürüyor, Eğitim Bütçesinin Düşük Olması mı Krize Neden Oluyor?
"Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkıyor?" sorusu gibi. Şimdi biraz daha ayrıntılara girelim.
Bir ülkenin bütçesinden eğitim harcamalarına ne kadar pay ayırdığını inceleyerek o ülkenin geleceği hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Birey olarak düşünürseniz, ailenin toplam gelirinden eğitime ayırdığı kısmına bakarak çocukların gelecekteki başarısı hakkında bir tahmin yürütmek gibi. İsterseniz bir örnek üzerinde düşünelim. Gelir olarak birbirine denk üç ailemiz olsun ve üç aile de aynı tutarda parayı çocuğuna harcamaya karar vermiş olsun.
- İlk aile bütçenin %50’sini çocuğa bir araba almak için, %30’unu harçlık, giyim, kuşam ve %20’sini de eğitim harcamalarına;
- İkinci aile çocuğa ayrılan toplam bütçenin %50’sini eğitime, %30’nu harçlık, giyim, kuşam ve %20’sini de tatil harcamalarına;
- Üçünü aile ise çocuğun bütçesinin %75’ini eğitime ve kalan %25’ini de diğer tüm harcamalarına ayırmış olsun.
Üçüncü ailenin çocuğu biraz daha dar bir bütçeyle yaşamak zorunda kalsa da diğerlerine kıyasla geleceği en parlak olan çocuğun, üçüncü ailenin çocuğu olacağını söylemek herhalde yanlış olmaz.
Ülkemiz açısından baktığımızda da çocuklarımızı nasıl bir gelecek beklediğini öngörebilmek için eğitim harcamalarına göz atmak en doğru seçim olacaktır. Burada genel eğilim, ülkenin eğitime ayırdığı tutarın GSYİH’sine oranına bakmaktır. Türkiye ne yazık ki bu oranlar açısından rekabet ettiğini düşündüğü ülkelere göre oldukça arka sıralarda yer alıyor. Ancak bu oranlar bile ülkemiz adına pozitif bir hata içeriyor. Şöyle ki;
- Ülkemizdeki yoğun nüfus nedeniyle kişi başına yapılan eğitim harcaması tutarı diğer ülkelere göre çok daha kötü durumda;
- Gelir dağılımının bozuk olması, ülkedeki pek çok kişi için, kişi başına harcama ortalamasının çok daha altında bir eğitim harcaması anlamına geliyor;
- Eğitim harcamalarının %7’lik bir bölümü Din Eğitimi Genel Müdürlüğü’ne ait. Dolayısıyla bilimsel eğitime ayrılan bütçe, eğitim bütçesinin daha altında;
- Eğitimin evrensel düzeyde olması, başka ülkelerdeki eğitim olanakları, yabancı kitaplar, öğretmenler gibi dış kaynakların kullanılabilmesine bağlı. Bu da eğitim bütçesinin yabancı para olarak hesaplanmasını gerektiriyor. Ülkenin parasının değer yitirmesi bu tür harcamaların giderek azalmasına neden oluyor.
Şimdi bu bilgileri de aklımızda tutarak aşağıdaki tabloya bir göz atalım (*).
OECD Ülkeleri |
Kişi Başı Eğitim Harcaması ($) |
Lüksemburg | 22.545 |
İsviçre | 17.485 |
Norveç | 15.497 |
ABD | 15.494 |
Avusturya | 13.189 |
İsveç | 12.742 |
Hollanda | 12.211 |
Belçika | 12.135 |
İngiltere | 12.084 |
Japonya | 11.671 |
Almanya | 11.363 |
Finlandiya | 11.030 |
İrlanda | 10.740 |
Fransa | 10.450 |
Avustralya | 10.347 |
İzlanda | 10.287 |
G.Kore | 9.569 |
Yeni Zelanda | 9.443 |
İspanya | 9.040 |
Slovenya | 9.031 |
İtalya | 8.744 |
Portekiz | 7.952 |
İsrail | 7.903 |
Çek Cumh. | 7.684 |
Polonya | 7.398 |
Estonya | 6.878 |
Slovakya | 6.072 |
Macaristan | 5.564 |
Şili | 5.235 |
Türkiye | 3.514 |
Meksika | 3.509 |
OECD Ort. | 10.220 |
EU21 Ort. | 10.361 |
(Türk Lirasının değerini koruduğu 2012 yılında bile Türkiye’nin sıralamanın en sonlarında yer aldığını düşünürseniz, paramızın dolar karşısında değer kaybettiği bugün ne durumda olduğumuzu daha iyi anlayabilirsiniz.)
Ekonomik olarak en güçlü ülkelerin eğitim harcamalarında başta olmaları bir rastlantı değil. Güney Kore, Hollanda, ABD, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerin, geleceğin teknolojilerini üretmelerinin nedeni bu ülkelerin, eğitime ayırdığı kaynakları.
Ülkeler bazındaki bu yaklaşım, işletmeler açısından da benzer sonuçlar doğuracaktır. Eğitime az bütçe ayırmak, geleceğinden vazgeçmek anlamına geliyor. Bu yaklaşım krizleri doğuruyor, krizler eğitime ayrılan bütçenin daha da kısılmasına neden oluyor. Bu kısır döngü, eğitime önem vermeyen ülkeler/işletmeler için ekonomik krizleri kader haline getiriyor. Eğitimin değerini bilen ülkeler ise zenginleştikçe eğitime daha da fazla kaynak ayırarak aradaki farkı iyice açıyorlar.
Burak Kaya
*OECD (2015), Education at a Glance 2015: OECD Indicators, s. 220