Bu İşi Tam Olarak Kaç Günde Öğrenebilirim?
Anlatıldığına göre Fransızcayı çok iyi bilen, ünlü eleştirmen Nurullah Ataç, kendisine, “Meramımı anlatacak kadar Fransızcayı ne kadar sürede öğrenebilirim?” diye soran bir dostuna, “Meramına bakar” diye yanıt vermiş.
Ataç burada dostundan ziyade içinde pek çok değişken içeren dil öğrenme sürecinin, fabrika bantlarındaki bir üretim işine indirgenip, ‘Bizim sipariş kaç günde çıkar?’ benzeri bir yaklaşımla, kesin sonuçlar aranmasını eleştiriyor olmalı. Kim bilir, belki de Ataç, arkadaşının kısa sürede öğrenmek istediği Fransızca için yıllarını vermişti. Bu örnekler günümüzde daha da arttı, herkes kısa süre içinde bir konuda uzmanlaşmak istiyor. Üstelik çoğu insan bir eğitim almaya karar verdiğinde sonuçlarından da emin olmak istiyor. Tıpkı bir ürün sipariş ettiklerinde sorar gibi, teslim süresini ya da başarı oranını sorguluyorlar. Tabii herkes Nurullah Ataç değil, uyanık satıcılar da var:
- Benim kızım iyi piyano çalmayı ne kadar zamanda öğrenir dersiniz?
- En kısa zamanda öğrenmiş olacağından emin olabilirsiniz. Üç, dört, bilemediniz altı ayda bu iş tamamdır.
Ya da
- Eğitimin sonunda, artık bu konunun uzman olacağım değil mi?
- Elbette efendim, zaten biz size uzmanlık sertifikası da vereceğiz.
Kuşkusuz herkes satın aldığı hizmetten en fazla kar elde etmeyi bekler. Kimseye neden bunu sorguluyorsun diye kızamayız. Ancak eğitimi ne kadar standardize ederseniz edin, ana öğesi insan olan bir hizmetten bu kadar keskin sonuçlar bekleyemezsiniz. Belki aldığınız eğitim size düşündüğünüz katkıyı sağlamayacak ancak eğitim sayesinde farkına varacağınız küçük bir ayrıntı, sizin ufkunuzu açacak, belki de aldığınız bu eğitimin yararını ancak birkaç yıl sonra görebileceksiniz. Bu nedenle, kendinizde eksik olduğunu fark ettiğiniz bir beceri ya da davranışı en kısa sürede nasıl gideririm diye hesaplar yapmak yerine, ilk adımı atmak, somut kararlar almak ve sonrasını da çok fazla hesaplamamak gerek. Kızınız belki iyi bir piyanist olamayacak ancak belki de çok daha fazla zevk alabilecek dinlediği müzikten. Size haz verebilecek bir yetkinlik düzeyine ulaştıktan sonra bir sporu amatör olarak yapmak, belki profesyonel sporcu olmaktan daha güzel zamanlar geçirmenize yardımcı olacak. Ya da kariyerinizi hedefleyerek katılacağınız bir eğitim sizin sosyal yaşamınızdaki bazı sorunları çözmenize yardımcı olacak, kim bilebilir?
Bu nedenle herhangi bir konuda eğitim almayı düşünürken ön yargılı ve sonuç odaklı değil de biraz daha esnek ve süreç odaklı olmakta yarar var. Ayrıca sertifikaların da eskisi kadar ilgi görmediğini unutmayın. Çünkü bunlar aslında sağlanan yarardan daha çok bu eğitimin satın alınmış olduğunu belirtiyor. Katılımcının bir eğitimden kazandıkları ise daha uzun vadede, farklı eğitimler ve farklı yetkinliklerle birlikte daha bütünsel bir biçimde ortaya çıkıyor.
Alacağınız eğitimden daha yüksek bir yarar sağlamak için bir sertifika veya somut bir getiridense ufkunuzu genişletmeye odaklanmak ve her eğitimi gelişim ağacınızın yeni bir filizi gibi görmek, sizce de daha akılcı bir yaklaşım değil mi?
Burak Kaya